facebook

5 Mart 2014 Çarşamba

Aslında Bizim Olmayan Savaş



-rantveren
- rantyiyen..
- rantemen..
- rantsülüğü..
- peşkeşçi..
- rüşvetçi..
- hırsız..kamu malı hırsızı..
- dinsatan..
- mani mani mani..tek terdiniz bu..
- senin derdin de aynı..mani mani mani..
- okyanusötesi yosunu..
- sen BOP eşbaşkanı..PKK ile el sıkışanı..
- kumpasçı seni..
- birlikteydik..beraberdik..yağ yağmur ne olur..
- kamyonla gel ama rüyalarınla, beddualarınla gelme..
- gemicik armatürü..hastane zengini..
- dershane zengini..dilenci..kapı kapı dolaşan karanfilci ablacı..
- salmacı..750 bin dolarlık kol saati..
- ananasçı..bu başka ananasçı..
- fas'tan kj kaldırıcısı..
- indir kamyondan peygamberi utanmaz..
- sen peygamber efendimizi kötü çizen karikatür arabulucusu..
- inlerine gireceğiz inlerine..
- allah ocaklarına ateşler salsın..sinelerinde hırsları yuva yapsın, tohum tutsun, meyve versin..gel barışalım..etrafa ayıp oluyor..
- asla barışmam..kimseyi ortak etmem..cebim var benim..
- benim de cebim var..ceplerimizi birleştirelim yeniden..
Savaş bunların arasında..biz bu savaşta yokuz..hiçbir zaman olmayacağız..bizim tek gayemiz Türkiye Cumhuriyeti'ni Atatürk'ün hedeflediği, devrimler çerçevesinde muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak..sürekli uyanık olmak..sosyal, hukuk ve laik devleti korumak, kollamak, savunmak..bilimi, aklı öne çıkarmak ve her zaman bu düsturla hareket etmek..trk/bel kemikli öyküler

24 Ocak 2014 Cuma

AŞK ROMANLARINI OKUMAK

Edebiyat güzel şey..bir ozana sormuşlar bu kadar güzel şeyleri nasıl yazabiliyorsun diye..bu güzel duyguların hepsini yaşadın mı?..ayrılığı, hüznü bile inanılmaz güzel kılıyorsun, yaşanası hale getiriyorsun..cevap vermiş ozan..hayat boyu bir arkadaş, bir sevgili edinebilmek için çok gezdim şehir şehir, ülke ülke, çok dolaştım sokak sokak, cadde cadde..fakat ne bir arkadaş bulabildim, ne de sevgili..sonra okumaya karar verdim..okudukça her okuduğum sözcük bana arkadaş bir sevgili oldu..sonra yazmaya karar verdim..her yazdığım sözcük bir dost bir eş oldu..şimdi sürüyle arkadaşlarım, sevgililerim, sürüyle dostlarım ve bir eşim oldu..onlarla hem konuşurum, hem bu duyguları tadarım..
Ozan hakiki ozan..
Şimdi bir aşk romanı okusam diyorum..inanılmaz bir istek duyuyorum..ama korkuyorum..ne zaman bir kadın hayal etsem karşıma tesadüf ya mahallenin delisi çıkıyor..bir bankta oturmuş denize bakan zarif bir kadın fotoğrafı yalnız ve üzgün..tam yanına oturacağım birlikte bakalım mı ufka doğru diyeceğim, hoop mahallenin delisi..olur neden olmasın deyiveriyor..kaçıyorum..
Yağmur var, elinde bir şemsiye caddeden karşıya geçiyor..onunla birlikte karşıya geçmek istiyorsun, hoop mahallenin delisi buyur ıslanma gir şemsiyenin altına deyiveriyor..
Yeni bir başlangıç yapmam gerekiyor diye düşünüyorsun..hayat kırkından sonra başlar diyorsun..hoop mahallenin delisi neden olmasın ben her zaman hazırım canımın içi diyerek yanımda bitiveriyor..
Romanlar..aşk romanları..şiirler aşk şiirleri..kendin yaz..kendin kavrul..kendin yan..kimseyi bulaştırma..kendim yanarken, kendim kavrulurken..kimseyi bulaştırmazken..hayata da tüm mutsuzluğumla sıkı sıkı sarılmışken, ve yoluma baş eğmeden devam ederken çıkıverdi mahallenin delisi..mavi bir ruju vardı..ama o kadar kirliydi ki kauçuk kokuyordu her tarafı..o kauçuğu sardı boynuma..ve her güzel hayalimde, kokudan tanıyıveriyor ve çıkıyor karşıma..
Bazen kuzen oluyor, bazen bir kardeş..bazen uzak bir akraba..bazen bir dost görünümünde, bazen dayı amca bazen bir ana..bazen solcu bazen sağcı..bazen bir imam oluyor..bazen imamesiz bir tesbih..bazen parmaklarım oluyor piyano çalıyor..bazen seçmen listesinde yanlış bir imza..bazen sahiden tetiği çekecek işaret parmağı..bazen bir türküde gözyaşı..bazen transa geçen bir kukla..bazen kuklacıyı arayan bir seyyah odadan odaya..
Bunları hep okuyarak kazandım..çok okudum..edebiyatın her türünü..severim öykü, roman, şiir, mektup, biyografi, anı..hiç ayırmam..sonra felsefe, tarih, sosyoloji..mizah dergileri..gazete köşe yazıları..dergiler..hiç bulamazsan takvim yaprağı arkasını okurum..sözlük..ansiklopedi..hep okudum..okuldan, dersten okumaya kütüphaneye kaçardım..
Yetmezse okumalarım kırlara, bayırlara, dağı okurdum, çimi okurdum, kır çiçeği okurdum, meşe ağacı okurdum, meşe ağacı kozalağını okurdum, yaprak okurdum her mevsim..karınca yuvalarını okurdum öyle uzun okurdum..serçelerin ninnisini, kırlangıçların türküsünü okurdum..inerdim dere kenarına çakıltaşlarımı okurdum..her birine adımı verirdim..kendi kahramanlarımı..sonra balıklara seslenirdim size emanet diye benim kahramanlarımı..denizin maviliğini okurdum..Karadeniz’in hırçın gel gitli dalgalarını..hiç bitmeyecekmiş gibi kıyıya vuruşunu..maviydi her şey ama bir mahallenin delisi yoktu..hüzünlüydü, yalnızdı, ama hayatı yaşıyordu..böyle yaşıyordu ama yaşıyordu..bedeniyle köylüydü ama ruhen Beethoven okuyordu..sonra aniden mavi rujlu tanrı maske maske mahallenin delilerini karşıma çıkardı..hepsi tanıdık..hepsi aşina..şimdi korkuyorum..bir şey yapacağım kötü bir şey ve en sahici mahallenin delisine patlayacağım..bu yüzden..
Bana okumaktan mı bahsediyorsun(-uz) sen(siz)?..hem de aşk romanı..mahallenin delisi bu kez sen(siz) mi oldun(-uz)? Dudaklarınızda mavi rujunuz yok..yoksa en sahici mahallenin delisi siz misiniz?

                                                                         t.r.k/tek derdim var kuklacı

23 Ocak 2014 Perşembe

-1-
Dün gece yine zapping’deydim..
Dondu elim bir an penguen kanalında..
Biri erkek biri kadın..
Eh fena değil senaryosu ecnebinin elinden..
Arada serpiştirilmese bizden..
Anlayamayacaktım..
Dümbüllü’nün kavuğunu..
Ne kadar da ufalmış koskoca kavuk..
Şimdi buna kavuk dersek darılır mı acep Ferhan Usta..
Münir Usta..
Bizimki kavuksa bunlara ne demeli..
Onu da ben söyleyeyim İbiş’in takkeleri..

-2-
Çıkar bunlardan biri sözde destek olacak..
Bizi kurtaracak Gezi Ruhu’ndan reklam yemeye..
Sanatçı ya bunlar emmy ödüllü..
Teşhircilere..
Ah Piba’m tenezzül ettiğin minder..
Demiştin ya bir sözünde “bunlara biraz da ben pislik yedireyim..”
Kavuk bende kalsın minder sizde..

-3-
Marks yaşasaydı şu zaman diliminde..
Tanrı’ya inanmadı..
Çoğaldı takke takke..
Hangi birine inanacak ve teorisini anlatacak..
İmana gelip “Tanrı bir!” diye bağırır mıydı
Bir penguen kanalında..
Koca Marks’ın takkesi düşer keli görünür müydü sonunda..
Sahi sen hangi dindensin Marks?
Piba’nın ‘minder’ dininden mi..

İki teşhircinin ‘takke’ dininden mi? Trk/takkeli kapitalist penguenler veya takkeli teşhirciler

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Ağzınıza ve yüreğinize sağlık Muharrem İnce..uzun bir süredir milletvekillerimizden böylesine doyurucu, açık ve doğru tespitler duymuyorduk..iyi ki varsınız..

23 Temmuz 2013 Salı

Kültürlü Fahişe

Şarkısı çalar eski bir radyodan..
İlgisizce ağzında sigara tellendirir..
Evinin mutfağında..
Penceresinden sızan ışık..
Perdesini okşarken..
Aralanır hafifçe..
Küf rujlu dudakları..
Öpülmeye..öpülmeye..
Fırında beşemel soslu makarna..
Çıkarır ve koyar bir masaya..
Dumanı üstünde makarnanın..
Ritme uyar salyalarıyla notalı kedi..
Evin yavuklusuna pısst, der..
Bu daha değil..
Kadehler tokuşurken şampanyalı..
Tespihler duacıdır baş tacı bir imame..
Gelir hacı hoca cinciler..
Bir portre uçar beşemel soslu..
Eski radyodan..
Onun şarkısı çalıyor..
Nihavent..
Tütsüler dizilmiş sol anahtarına..
Anonim edilirken dualar,
Bu kez kadehler şerefe diye kalkar..
Başardık..
Bir fıçıya koyar kışlık zeytini..
Üste çıkar zeytinyağı..
Afiyetle..oldu bu kez..
Pısst..eski yavuklu..bu sana değil..
Bir çocuk ağlar nazardan..
Şişer şişer ve patlar..
Baba gider onun yanına..
Elinde bir yüksük..
Diker patlayan yerlerini..
Ah dalgalar..ölüyorum der bir kızcağız..
Eski mutlu fotoğraflarına bakarken..
Kızar, vaveylada kimse yoktur yanında..
Sığınır bir hastaya..
Pısst..eski yavuklusuna..sırası değil..
Mezarı var düşman başına..
Hani gökten bir taş yağsa en otağlısı bunun başına..
“Ben yaptım..düşmanıma..!”
Ekmek elden su dosttan denir böylesine..
Nihavent bir şarkıdır sona eren eski bir radyoda..
Garip bir sessizlik yapışır topraksız bir mezara..
Kazma kürek çarçabuk..kazma kürek çarçabuk..
Tutmayana mezar atmayana toprak yok..
Pısst..ve sırası gelirken kendi mezarına toprak atanın..

Beşemel soslu makarnası hazırdır fırınında..

                                   R.Tezel Karabanoğlu Ş./Kültürlü Fahişe

6 Haziran 2013 Perşembe

GAZSIZ İDEOLOJİ

GAZSIZ İDEOLOJİ
İdeolojiyi Taksim'de ararken Yeşilköy'de buldun..memleketine hoş geldin sayın Başbakan!..Senin polisin güvenliğini sağlarken konuşmanı sükunetle dinledi..Slogan atan ideosürün sözde polisin yanında..Senin polisin senin ideosürünün yanında..
ecdattan bahsediyorsun..ecdadına küfrediyorlar diyorsun..ecdadıma küfrettirmem diyorsun. twitter ve facebook'u lanetliyorsun..ama senin yandaşların her allahın günü bu sosyal sitelerden ecdadına küfrediyor..Asım'ın nesliyiz..Fatih'in torunuyuz..anladık..ama senin yandaşların ve partidaşların, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Anafartalar Kahramanı, Kocatepe Kartalı'na demediklerini bırakmıyorlar. "iki ayyaş" diye küfrediyorsun ecdadımıza..Fatih ecdadımız da Atatürk ecdadımız değil mi?
Ölümler oldu diyorsunuz-keşke ölümler olmasaydı hiç olmasaydı- ama siz varken de ölümler oldu..kirli Suriye politikalarının yüzünden Reyhanlı’da 54 vatandaşımız öldü..siz ise Washington’daydınız elinizde şemsiye Obama’nın yanında firstleydi gibi durdunuz..ülken cayır cayır yanarken, ülken üç beş ağaç yüzünden dimdik ayaktaydı siz Tunus, Cezayir, Fas’taydınız..hep bir yerlere gidebiliyorsunuz ne güzel..biz hep buradayız..ölsek de..yansak da..her türlü küfrü yesek de..bizim gidebileceğimiz başka bir yer yok..senin her türlü baskına, zulmüne dayanmak mecburiyetindeyiz..her türlü yaşam alanımıza müdahale ettin..sandıktan çıktın ya bir kez..bu memleketi sen gibi Tayyipçiklere mi dönüştürmeye  çalıştırıyorsun..yapamazsın..sandıktan bin defa da çıksan yapamazsın..yaptırmazlar..halkı kamplaştırıyorsun..3. köprüye “yavuz” adını veriyorsun..bile bile yapıyorsun..4+4+4 ile başladın, alkol yasaklarıyla, devrim yasalarıyla, ülkenin adı ve kurucusuyla kısacası sözde Cumhuriyet’le hesaplaşıyorsun..kimin intikamını alıyorsun..Lozan’ın mı?..kimin intikamını alıyorsun..eğer Fatih’in intikamını alıyorsan Fatih’in torunlarının, Asım’ın neslinin namusunu koruyan Atatürk ve silah arkadaşlarından değil, kendi ülkesine Çanakkale’de yapamadıklarını Sevr’le Mondros’la yapanlardan al..yanlış insanlardan intikam alıyorsun..sen neyin devamısın..sen git kanka olduğun Suudi Kralından hesap sor..Osmanlı’yı nasıl arkadan hançerlediklerini anlatır sana..
AVM’lerle, duble yollarla, şehri çirkinleştiren plansız gökdelenlerinizle sözde ülkeyi geliştirdiğinizi sanıyorsunuz, yandaşlarınız da buna inanıyor gözükebilir ancak bunlar bir ülkeyi geliştirmez ucube haline getirir bunu bu millet bir gün anlayacak..ülkeyi yandaşların rantı haline getirdiniz..ne güzel söylemiş İslamcı sosyalist düşünürümüz-onun sakalına kurban olayım- boş meydan bulunca önce AVM, sonra rezidans en sonunda camii..tıkınacaksınız, kırıştıracaksınız ve tövbe edeceksiniz..sizin dindarlığınız da, hayat ufkunuz da, ideolojiniz de işte bu kadar..siz busunuz..
Sizin polisiniz var..bizim yok..sizin medyanız var bizim yok..sizin türedi zengininiz var..sizin ideosürünüz var..sizin parti örgütünüz..çoğunlukta olduğunuz hem iktidarda hem muhalefette yandaşlarınız var, vekilleriniz var, parti liderleriniz var..televizyonlarınız var..nefret ettiğiniz sosyal medyayı çok iyi kullanan, provokatif belediye başkanlarınız var, Anitkabiri’de yıkacağız elhamdülillah diye ecdadına söven partidaşın var..

Bırak da bizimde ideolojisiz mangal yürekli gençlerimiz olsun..3-5 ağaç için yeri göğü inleten, koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni uykusundan uyandıran tertemiz alınlarından öpülesi gençlerimiz olsun..bu gençleri gördükten sonra bin defa sandıktan çıksan ne olur..geleceğimiz olan gençleri  saygıyla selamlıyorum..yüreklerini selamlıyorum..o tertemiz nurlu, Atatürk’ün emanet ettiği cumhuriyetin yürekli, gerçek Asım’ın nesli, Fatih’in torunu, çapulcu çöpçülerimi selamlıyorum..trk


20 Mayıs 2013 Pazartesi

İZMARİT


25 yıl geçti..
Bir meşe ağacının dibinde..
Sen konuşur gibi yaptın ben dinler gibi..
Çeyrek asırlık üflemelerim..
Bir daire olur yarı çapı asker ömrü..
Sen dinler gibi yaparken..
Ben kozalağına fısıldadım sırrımı..
Sen ofladın ben ciğerimin içine koydum günbatımı çıplaklığımı..
Ciğersiz olmak yüreksizlikten iyidir..
Yürekliydin ve yağmur damlacıkları boşalttın yaprak uçlarından..
Ve açıldın şemsiye gibi sakladın beni..
Sen ıslaktın ben kuru..
En önemlisi kovboy oldun tütün kokan ağzıma..
Ve bir nane şekeri an diliminde..
Ciğerine dolar etraf üstelik yüreksiz ve senden daha acımasız..
Dairenin merkezine..
Kurarlar salıncaklı bir çardak..
Yellerler sedirin üstünde bir yel gibi..
                               T.R.K.oğlu/İZMARİT