facebook

30 Eylül 2011 Cuma

seçmeler..

Her fikir, o fikri ortaya atanlar tarafından en iyisi kabul edilir. Bu insanın doğasında vardır. Söylediği, yaptığı tüm şeyler en iyidir, en güzelidir, en tartılmazıdır. Bugün ortaya çıkan fikir diye dolaşan pespayelikler de kendini böyle tanımlıyor. Ve her pespayelik ne yazık ki yeni pespayelikler doğuruyor. Ne zamana kadar sürecek bu olgu. Gerçek bir fikir adamının ortaya hakikaten fikir ortaya atmasıyla..mesela Karl Marks’ın sosyalizmi, veya tüm eksikliğine rağmen batı liberalizmi-burada bizde liberalcilik oynayan liboşlar lütfen üstüne alınmasın-veya kendine özgü sistematiği olan ATATÜRKÇÜLÜK gibi. Toplumların aydınlanabilmesi için mutlaka fikir aydınlarımız, edebiyatçılarımız, sinemacılarımız elini taşın altına koymaları gerekiyor. Bize uygulanmak istenen, sistem diye yutturulmak istenen içine din soslu kötü taklit edilen liberalizmin en kamburumsu hali. En iğdiş edilmiş sistemle beyinlerimizi ele geçirmeye çalışıyorlar. Ve bunu cemaat kültürüne bulanıp yapıyorlar. Yani onların arkasına sığınıp, halktan normal zamanlarda olsa hiçbir zaman onay alamayacakları vakıa iken, kuzu postuna girmiş kurt suretleriyle bizi batıya iliştirmeye çalışıyorlar. Buradaki iliştirmeyi dünün sömürgesi (emperyalizm) diye okursanız ne demek istediğimi anlarsınız. Atatürk ve ATATÜRKÇÜLÜK’ün üstüne yepyeni yorum katabiliyor musunuz. Hayır! Sizin getirmek istediğiniz sistem Osmanlının yıkılmasına sebep veren, ve adını neo-osmanlılık denen ufuksuz, derinliksiz tam bir ütopya tanımına bile fazla gelen kafdağları masalı. Bu sistemde ihale kapma, babadan oğla rant devşirme, varoşları makarna, adi kömür, beyaz eşyayla uyuşturup bu kirli düzeni olabildiğince sürdürme var. Millet zenginleştiğini zannederken çorabına, pantolonuna, gömleğine, ceketine, ekmeğine kadar borçlanıyor. ve bu durumu anlayana kadar da atı alan almış, üsküdar’ı geçmiş oluyor..kim: bu düzeni iliştirmeye çalışanlar. Öyle ki yapılan güzel şeyler bu zamana kadar geçmiş iktidar dönemlerinin yapmaması, yapamaması büyük bir hataydı. Ama bu dönemin yapıp yıktıklarını, bunların yerine gelecek hiçbir iktidar dönemi yerine koyamayacaktır. Çünkü pandoranın kutusu açılmış, cin şişeden çıkmıştır. Ülke bütünlüğü ve birliği tehlikededir. İnsan artık sokakta değil evin de bile rahat değildir. (T.R.Karabandoğlu-Doktrinler ve ATATÜRKÇÜLÜK-kısa bölüm)


Türk tasavvufunda "en el-hak" düşüncesi vardır..hallac-ı mansur kullanmıştır bu kavramı ilk..hepimiz Tanrı'nın yarattığı silüetleriz..dolayısıyla hepimizde bir bukle hak'tan esintiler vardır..o yüzden Tanrı  ne yaptığımızla, ne yazdığımızla ilgilenmez..gözler o..seyreder, yarattığı tabloyu yorumlar..bizler tanrı'nın yarattığı silüetler olarak, hoşumuza gitmeyen fikirleri, birbirimizin yaptığı eserleri izlememiz, yorumlamamız gerekir..eğer hoşumuza gitmeyen, bizi yansıtmayan fikirler varsa da , o yapılanları seyretmeyiz, okumayız ve böylece o yapılanlar bizim hayatımızın dışına çıkar..o eseri oluşturan da rahat eder..o eserden kendine pay çıkaran da rahat eder.. böylece düşüncenin güzelliğine, bir fikrin olgunlaşmasına yardımcı oluruz..t.r.k.oğlu(düşüncenin yol çizelgesi-kısa paragraf başlıklarından seçmeler)

bu cıvıldama saçmalığından bugünlük çıkayım bari..inanılmaz kalitesizlik ve görgüsüzlük var..yarattıkları düzenin insancıkları..yorum yok..espri yaptıkları sandıkları absürd(saçma) bile değil..böyle bir toplum olduk işte..ve oturup başkalarının kusurlarıyla uğraşıyoruz ya bir de bu kafayla..sentez yeteneği kaybolmuş insanlar yarınlarımızı belirliyor ve kendilerinin yanında bizi de yakıyorlar..eskiden arabesk vardı..araplara özgü..üstüne pop kültürü de eklemlenince olduk poparabesk..yaşam tarzlarına karışmaya hiç hakkım yok, niyetim de yok..ama kalitesizliğe de bir dur demenin her düşünen adam için elzem olduğuna inanıyorum..sosyologların ve sosyal psikologların çok daha öne çıkıp bu durumu tartışmasını gerektiğine inanıyorum..bu gençlerimizin çoğu üniversite öğrencisi,veya mezunu, kimi meslek sahibi..tepeden ayağa saçmalıklar abidesi olduk..yaşanan her toplumsal olayın bize travmalar yaratmış olduğunu hesaba katıyorum.. bu yüzden sosyologlarımızın yanına sosyal psikologlarımızı da katıyorum işin içine..yoksa sokaklar cinnet geçiren insanlardan ve bu durumu olağanmış gibi seyreden doyumsuz ve umursamaz insanlardan geçilmeyecek..bir toplumun bitme noktasına gelindiğine işarettir bu..çok sert eleştiri bunlar..ama dağdaki çobana bırakırsanız bunları, çoban da ancak bu kadar yapabilir..siz daha yumuşak hallediverin yarınımızı paramparça ediverecek bu korkunç olguyu..vücuda giren bir zehir var ve panzehir üretecek aydınlar zehirle kadeh tokuşturuyorlar ne yazık ki..(t.r.karabandoğlu)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder