facebook

24 Ocak 2014 Cuma

AŞK ROMANLARINI OKUMAK

Edebiyat güzel şey..bir ozana sormuşlar bu kadar güzel şeyleri nasıl yazabiliyorsun diye..bu güzel duyguların hepsini yaşadın mı?..ayrılığı, hüznü bile inanılmaz güzel kılıyorsun, yaşanası hale getiriyorsun..cevap vermiş ozan..hayat boyu bir arkadaş, bir sevgili edinebilmek için çok gezdim şehir şehir, ülke ülke, çok dolaştım sokak sokak, cadde cadde..fakat ne bir arkadaş bulabildim, ne de sevgili..sonra okumaya karar verdim..okudukça her okuduğum sözcük bana arkadaş bir sevgili oldu..sonra yazmaya karar verdim..her yazdığım sözcük bir dost bir eş oldu..şimdi sürüyle arkadaşlarım, sevgililerim, sürüyle dostlarım ve bir eşim oldu..onlarla hem konuşurum, hem bu duyguları tadarım..
Ozan hakiki ozan..
Şimdi bir aşk romanı okusam diyorum..inanılmaz bir istek duyuyorum..ama korkuyorum..ne zaman bir kadın hayal etsem karşıma tesadüf ya mahallenin delisi çıkıyor..bir bankta oturmuş denize bakan zarif bir kadın fotoğrafı yalnız ve üzgün..tam yanına oturacağım birlikte bakalım mı ufka doğru diyeceğim, hoop mahallenin delisi..olur neden olmasın deyiveriyor..kaçıyorum..
Yağmur var, elinde bir şemsiye caddeden karşıya geçiyor..onunla birlikte karşıya geçmek istiyorsun, hoop mahallenin delisi buyur ıslanma gir şemsiyenin altına deyiveriyor..
Yeni bir başlangıç yapmam gerekiyor diye düşünüyorsun..hayat kırkından sonra başlar diyorsun..hoop mahallenin delisi neden olmasın ben her zaman hazırım canımın içi diyerek yanımda bitiveriyor..
Romanlar..aşk romanları..şiirler aşk şiirleri..kendin yaz..kendin kavrul..kendin yan..kimseyi bulaştırma..kendim yanarken, kendim kavrulurken..kimseyi bulaştırmazken..hayata da tüm mutsuzluğumla sıkı sıkı sarılmışken, ve yoluma baş eğmeden devam ederken çıkıverdi mahallenin delisi..mavi bir ruju vardı..ama o kadar kirliydi ki kauçuk kokuyordu her tarafı..o kauçuğu sardı boynuma..ve her güzel hayalimde, kokudan tanıyıveriyor ve çıkıyor karşıma..
Bazen kuzen oluyor, bazen bir kardeş..bazen uzak bir akraba..bazen bir dost görünümünde, bazen dayı amca bazen bir ana..bazen solcu bazen sağcı..bazen bir imam oluyor..bazen imamesiz bir tesbih..bazen parmaklarım oluyor piyano çalıyor..bazen seçmen listesinde yanlış bir imza..bazen sahiden tetiği çekecek işaret parmağı..bazen bir türküde gözyaşı..bazen transa geçen bir kukla..bazen kuklacıyı arayan bir seyyah odadan odaya..
Bunları hep okuyarak kazandım..çok okudum..edebiyatın her türünü..severim öykü, roman, şiir, mektup, biyografi, anı..hiç ayırmam..sonra felsefe, tarih, sosyoloji..mizah dergileri..gazete köşe yazıları..dergiler..hiç bulamazsan takvim yaprağı arkasını okurum..sözlük..ansiklopedi..hep okudum..okuldan, dersten okumaya kütüphaneye kaçardım..
Yetmezse okumalarım kırlara, bayırlara, dağı okurdum, çimi okurdum, kır çiçeği okurdum, meşe ağacı okurdum, meşe ağacı kozalağını okurdum, yaprak okurdum her mevsim..karınca yuvalarını okurdum öyle uzun okurdum..serçelerin ninnisini, kırlangıçların türküsünü okurdum..inerdim dere kenarına çakıltaşlarımı okurdum..her birine adımı verirdim..kendi kahramanlarımı..sonra balıklara seslenirdim size emanet diye benim kahramanlarımı..denizin maviliğini okurdum..Karadeniz’in hırçın gel gitli dalgalarını..hiç bitmeyecekmiş gibi kıyıya vuruşunu..maviydi her şey ama bir mahallenin delisi yoktu..hüzünlüydü, yalnızdı, ama hayatı yaşıyordu..böyle yaşıyordu ama yaşıyordu..bedeniyle köylüydü ama ruhen Beethoven okuyordu..sonra aniden mavi rujlu tanrı maske maske mahallenin delilerini karşıma çıkardı..hepsi tanıdık..hepsi aşina..şimdi korkuyorum..bir şey yapacağım kötü bir şey ve en sahici mahallenin delisine patlayacağım..bu yüzden..
Bana okumaktan mı bahsediyorsun(-uz) sen(siz)?..hem de aşk romanı..mahallenin delisi bu kez sen(siz) mi oldun(-uz)? Dudaklarınızda mavi rujunuz yok..yoksa en sahici mahallenin delisi siz misiniz?

                                                                         t.r.k/tek derdim var kuklacı

23 Ocak 2014 Perşembe

-1-
Dün gece yine zapping’deydim..
Dondu elim bir an penguen kanalında..
Biri erkek biri kadın..
Eh fena değil senaryosu ecnebinin elinden..
Arada serpiştirilmese bizden..
Anlayamayacaktım..
Dümbüllü’nün kavuğunu..
Ne kadar da ufalmış koskoca kavuk..
Şimdi buna kavuk dersek darılır mı acep Ferhan Usta..
Münir Usta..
Bizimki kavuksa bunlara ne demeli..
Onu da ben söyleyeyim İbiş’in takkeleri..

-2-
Çıkar bunlardan biri sözde destek olacak..
Bizi kurtaracak Gezi Ruhu’ndan reklam yemeye..
Sanatçı ya bunlar emmy ödüllü..
Teşhircilere..
Ah Piba’m tenezzül ettiğin minder..
Demiştin ya bir sözünde “bunlara biraz da ben pislik yedireyim..”
Kavuk bende kalsın minder sizde..

-3-
Marks yaşasaydı şu zaman diliminde..
Tanrı’ya inanmadı..
Çoğaldı takke takke..
Hangi birine inanacak ve teorisini anlatacak..
İmana gelip “Tanrı bir!” diye bağırır mıydı
Bir penguen kanalında..
Koca Marks’ın takkesi düşer keli görünür müydü sonunda..
Sahi sen hangi dindensin Marks?
Piba’nın ‘minder’ dininden mi..

İki teşhircinin ‘takke’ dininden mi? Trk/takkeli kapitalist penguenler veya takkeli teşhirciler